Mimler ve özel günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimler ve özel günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

SON DURUM

Author: LUGAS // Category:
Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 esas sayı ile vermiş olduğu kararı yoğun itiraz ve yoğun telefon trafiği sebebi ile şu an yeniden incelemeye almıştır. Muhtemelen inceleme sonucu varacağı kararı bu gün öğleden sonra açıklayacaktır.
Yaptığım telefon görüşmelerden bu bilgileri elde ettim. Öğleden sonra çıkacak olan yeni karar da eğer bizlerin aleyhine olursa, durumun düzeltilmesi ve "3.kişilerin hak ihlallerinin düzeltilmesi" şeklinde dava açmak gerekecektir. Bu durumda toplu dava da düşünülebilir. Son durum hakkında haber alır almaz buraya yazmaya çalışacağım, sevgilerimle....

LÜTFEN BU GÜNKÜ HÜRRİYET GAZETESİNDE FERAİ TINÇ'IN YAZISINI OKUYUNUZ. AŞAĞIYA KOPYALIYORUM!!!!!!

Bloglar kapatıla kollar kırıla

CUMARTESİ Yıldız Sarayı’nin mabeyin köşkünde İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu ile sohbet ettik.

Bugün onun anlattıklarından söz etmek istiyordum. İslam Konferansı Örgütü’nün Birleşmiş Milletler’den sonra en büyük uluslararası örgüt olarak giderek artan ağırlığını, Müslüman dünyasının kendi içindeki tartışmalarda atılan adımları, Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, dünyayı sarsan karikatür krizinden sonra ilk kez Danimarka’ya yaptığı ziyarette konuşulanları anlatacaktım.

Orada, İslam dünyasında hiç özeleştiri, hiç tartışma yok iddialarına karşı, "Her din gibi Müslümanlık da tartışmalarla gelişmiştir ve tartışmalar hálá devam etmektedir" deyişini. Basın özgürlüğü konusunda örgütün açılımını anlatacaktım.

Ama anlatamayacağım çünkü başımızı kaldırıp dünyayı izleyecek hal bırakmayan bir duruma saplandık.

BLOGLARA KARARTMA

DÜN, bizim Dış Haberler Servisi’nden, genç arkadaşım Emre Kızılkaya’dan bir mesaj aldım.

"İnternette YouTube’dan sonra şimdi de Blogger yasaklandı. Milyonlarca bloga toptan yasak kondu. Yazdığım bloga da ulaşımım kesildi" diyordu.

Diyarbakır’da bir mahkemenin kararıyla yasaklanan tek bir blog ama yüzbinlercesine ulaşım engelenmiş durumda. Üstelik bu blogun neden kapatıldığı da belli değil. Bir blog için "kapatıla" hükmü kesiliyor, o blog sağlayıcısında bulunan tüm bloglara ulaşım engelleniyor.

Emre çok önemli bir noktayı daha hatırlatıyor: "Türkiye’den binlerce blog yasaklandı. Blogların da haber kaynağı olarak kullanılmaya başlandığı düşünüldüğünde aslında binlerce dergi ve gazete sansürlenmiş gibi. Biz de gazeteci olarak bu bloglardan yararlanıyoruz. Son 6 ay içinde bu bloglardan yararlanarak sayfaya koyduğumuz haber sayısı 100’ü aşkındır."

Artık internet bizim önemli kaynaklarımızdan biri.

Ben internetsiz gazetecilik dönemime göre çok daha fazla kaynağa çok daha kısa sürede ulaşabiliyor, görüşmek için uzun yollar aşmak zorunda olduğum kişilerle bloglarda buluşabiliyor, sorularıma yanıtlar bulabiliyorum. Bilgiye ve değişik yorumlara ulaşabiliyorum.

Ama artık ulaşamıyorum. Her seferinde, o kapatma yazısı sinir bozucu biçimde karşıma çıkıyor: "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.".

Bağımsız düşüncenin kendini ifade etme olanağı bulduğu bu mekan, gazeteciliğin gelecekteki çok önemli araçlarından.

Titizlikle düzenlenmesi gereken demokrasi forumu.

Ama yedi yıldan beri AKP hükümeti, bu konuda hiç bir iyileştirmeye gitmedi.

DARBE ÜSTÜNE DARBE

HABERALMA özgürlüğüne yönelik darbelere bir yenisi de önceki akşam eklendi. Bu da, basına karşı yaratılan düşmanlığın etkisiyle "havaya giren" bir güvenlikçinin tekmeleriyle geldi. Ankara Sheraton’ın önünde Başbakan Erdoğan’ın resmini çekmek isteyen Hürriyet muhabiri Selçuk Şenyüz, işgüzar güvenlik görevlisi tarafından itildi ve tekmelendi.

Dün kendisini aradığımda konuşamadım. Sabah dokuzda girdiği ameliyat, saat bir de hálá devam ediyordu.

Sheraton Otel’deki düğüne basının girmesi yasakmış, Selçuk kapıda Başbakan’ın bir fotoğrafını çekip döneceğini söylemiş. Ama kim dinler? Göğsüne yediği bir darbe ile yere düşmüş.

Orası Ankara. Türkiye’nin başkenti. O kentin en gözde otellerinden birinin önünde gazeteci tekmeleniyor.

Bloglar mahkeme kararı ile kapatılıyor. İfade özgürlüymüş, halkın haber alma hakkıymış, özgürlükler darbelerle sürekli sakatlanıyor.

Burası Türkiye. İçerisiyle uğraşmaktan dışarıya bakmaya hal mi kalıyor?


IYA KOPYALADIM.

UĞUR'UN PASTASI ve ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ

Author: LUGAS // Category: ,
uğurpasta15 010
Geçtiğimiz pazar günü büyük oğlum Uğur'un doğumgünüydü. Ekim ayında iki oğlumun doğumgünü de arka arkaya. Uğur'un büyüdüğünü bu kez daha iyi anladım. Ne parti, ne kutlama hiçbirini istemedi. "Pasta yapacaksan da kremalı olsun, süslü olmasın" dedi.
( Uğur için daha önceki senelerde yaptığım pastalara BURADAN ve BURADAN bakabilirsiniz.) Yani bu sene her iki oğlumda daha sade pastalar istediler. Uğur'un pastasının pandispanyası geçen sene yaptığım pandispanyanın aynısı. Tarifi burada. Pandispanyayı sade sütle ıslattım. 1.Ara kat, çikolatalı ganaj, krem şanti ve fıstık krokan ( Fıstık krokanı Koska'dan hazır aldım ),2.ara kat çikolatalı ganaj, krem şanti ve parça çikolatadan oluştu. Artan ganaj ve krem şantiyi birbirine karıştırıp tüm pastayı bu krema ile kapladım. Pandispanyanın traşladığım fazlalıklarını blendırda un haline getirip,krema ile kapladığım pastanın yan yüzeylerine yapıştırdım.Üstünü ise ganaj ve krem şantiyi karıştırarak oluşturduğum kremayı yıldız sıkma ucuyla sıkarak süsledim. Başta Uğur olmak üzere ev halkı bu pastayı çok sevdi ve bundan sonraki pastalarıda böyle istediler....

ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ

Blogger arkadaşları tanıtmak üzere hazırlanmış olan bir tanıtım oyunu olan Friendship Around The World Award /Uluslararası arkadaşlık ödülü kapsamında Cafe Cihan, Sibel ve Notdefteri, Sinem tarafından bende ödüle layık görülmüşüm. Her iki arkadaşıma da böyle güzel bir ödül için beni de hatırlamış olmalarından dolayı çok teşekkür ederim, sağolsunlar.
Bu ödülü alanların da başka blogger arkadaşları tanıtmak üzere ödülü o kişilere devretmeleri gerekiyormuş. Takip ettiğim o kadar çok blogger ve blogcu arkadaşım var ki, hepsini buraya nasıl yazarım bilemiyorum. Bende tek tek yazmak yerine sayfamda yer alan "TAKİPTEYİM" başlığı altında kendi ismini okuyan tüm blogger ve blogcu arkadaşlara "Uluslararası arkadaşlık ödülünü" ve sevgilerimi gönderiyorum.

DOĞUMGÜNÜM

Author: LUGAS // Category:
gün 031
Dün yani cumartesi günü doğumgünümdü. Benim için sıradan bir gündü ama sevdiklerim sayesinde çok özel bir güne dönüştü. Ayda bir gün yaptığımız aile kahvaltımız doğumgünüme denk gelince, harika pek çok hediye ile birlikte Zahide Ablam tarafından yapılan fotoğraftaki pasta bana tam bir sürpriz oldu. Kahvaltı masamız ve tarifler ile ilgili detayları Berrin'in sayfasında görebilirsiniz. Ben çilek soslu pastanın tarifini burada vereceğim.Çok ama çok hafif, aynı zamanda çok lezzetli ve pratik bir tarif. Tek püf noktası bir gece buzdolabında bekletilmesi.
Malzemeler;
*1 adet hazır sade pastaban ( normalde tek katı kullanılıyor. Ancak fotoğraftakinde iki kat kullanılmış.Siz tek kat kullanabilirsiniz )
*1 paket sade krem şanti.
*1 su bardağı soğuk süt.( Krem şantiyi hazırlamak için )
*1 su bardağı kadar süzme yoğurt.( yoğurdunuzun ekşi olmamasına dikkat edin )
*1 paket çilekli jöle ( üstünde yazdığı şekilde hazırlanacak)
*250 gr kadar çilek ( Blendırdan geçirilecek ve sos olarak kullanılacak)
*Yarım su bardağı toz şeker. ( Çileğe karıştıralarak blendırlanacak )
*Hindistan cevizi ( Arzuya göre süsleme amaçlı kullanılabilir)
Hazırlanışı;
1.Krem şantiyi ve jöleyi hazırlayın. Yoğurtla beraber tüm malzemeyi güzelce birbirine karıştırın. En ufak boyda yuvarlak bir borcamı ıslatın ve suyunu süzdürün. Tüm krema malzemesini borcama düzgünce yayın.
2.Tek kat kullanacaksanız hazır pastabanı krema malzemesinin üstüne yerleştirin ve boşluk kalmaması için hafifçe elinizle bastırın.
3.Streç folyo ile kapattığınız borcamı buzdolabına kaldırın ve bir gece dinlenmesi için dolapta bırakın.
4.Servisten hemen önce dolaptan çıkardığınız pastanızı servis tabağına dikkatlice çevirin.
5.Blendırdan geçirdiğiniz çilek püresini pastanın üstüne dökerek yayın ve hindistan cevizi ile süsleyin. Afiyet olsun.
NOT;Eğer iki kat pastaban kullanmak isterseniz. Krema malzemesini ikiye ayırın. Bir kat
krema, bir kat pastaban olmak üzere aynı işlemi iki kere tekrar edin.
gün 048


Bu güzel pastayı ve Berrin'in yaptığı muhteşem Browni'yi mideye indirdikten sonra, akşam üstü evime geldim. Yaklaşık bir saat sonra Sevgili Işıl elinde kocaman bir koli ile gelmez mi?
Sevgili arkadaşlarım Ayşem, Berna, Esra, Hilal ve Işıl, 41 adet farklı hediyeyi inanılmaz güzel bir şekilde paket yaparak, bana doğumgünü sürprizi hazırlamışlar ve Işıl "İyi ki doğdun Ufuk" şarkısı eşliğinde hepsi adına doğumgünümü kutlamaya gelmiş...
Nasıl duygulandığımı, nasıl mutlu olduğumu bilmem anlatmama gerek var mı? 41 adet hediye paketini tek tek açarken yaşadığım heyecan ve mutluluğa ailemde ortak oldu. Sevgili arkadaşlarım ( bu arada yaşım da ortaya çıktı ama :)) )insanların ileri yaşlarda sıkı dostluklar ve arkadaşlıklar kuramayacağına dair ön yargım ve düşüncem sizleri tanımamla beraber yok oldu.İyi ki varsınız ve  İyi ki sizleri tanımışım.Hepinize çok ama çok teşekkür ediyorum.
gün 053
Hediyelerin üstünde yer alan ve bu çok anlamlı mesajı taşıyan kurabiye adamı sizlerle paylaşmak istedim. 41 adet hediyemin yer aldığı koli ise aşağıda:))
gün 049

DOĞUMGÜNÜM

Author: LUGAS // Category:
gün 031
Dün yani cumartesi günü doğumgünümdü. Benim için sıradan bir gündü ama sevdiklerim sayesinde çok özel bir güne dönüştü. Ayda bir gün yaptığımız aile kahvaltımız doğumgünüme denk gelince, harika pek çok hediye ile birlikte Zahide Ablam tarafından yapılan fotoğraftaki pasta bana tam bir sürpriz oldu. Kahvaltı masamız ve tarifler ile ilgili detayları Berrin'in sayfasında görebilirsiniz. Ben çilek soslu pastanın tarifini burada vereceğim.Çok ama çok hafif, aynı zamanda çok lezzetli ve pratik bir tarif. Tek püf noktası bir gece buzdolabında bekletilmesi.
Malzemeler;
*1 adet hazır sade pastaban ( normalde tek katı kullanılıyor. Ancak fotoğraftakinde iki kat kullanılmış.Siz tek kat kullanabilirsiniz )
*1 paket sade krem şanti.
*1 su bardağı soğuk süt.( Krem şantiyi hazırlamak için )
*1 su bardağı kadar süzme yoğurt.( yoğurdunuzun ekşi olmamasına dikkat edin )
*1 paket çilekli jöle ( üstünde yazdığı şekilde hazırlanacak)
*250 gr kadar çilek ( Blendırdan geçirilecek ve sos olarak kullanılacak)
*Yarım su bardağı toz şeker. ( Çileğe karıştıralarak blendırlanacak )
*Hindistan cevizi ( Arzuya göre süsleme amaçlı kullanılabilir)
Hazırlanışı;
1.Krem şantiyi ve jöleyi hazırlayın. Yoğurtla beraber tüm malzemeyi güzelce birbirine karıştırın. En ufak boyda yuvarlak bir borcamı ıslatın ve suyunu süzdürün. Tüm krema malzemesini borcama düzgünce yayın.
2.Tek kat kullanacaksanız hazır pastabanı krema malzemesinin üstüne yerleştirin ve boşluk kalmaması için hafifçe elinizle bastırın.
3.Streç folyo ile kapattığınız borcamı buzdolabına kaldırın ve bir gece dinlenmesi için dolapta bırakın.
4.Servisten hemen önce dolaptan çıkardığınız pastanızı servis tabağına dikkatlice çevirin.
5.Blendırdan geçirdiğiniz çilek püresini pastanın üstüne dökerek yayın ve hindistan cevizi ile süsleyin. Afiyet olsun.
NOT;Eğer iki kat pastaban kullanmak isterseniz. Krema malzemesini ikiye ayırın. Bir kat
krema, bir kat pastaban olmak üzere aynı işlemi iki kere tekrar edin.
gün 048


Bu güzel pastayı ve Berrin'in yaptığı muhteşem Browni'yi mideye indirdikten sonra, akşam üstü evime geldim. Yaklaşık bir saat sonra Sevgili Işıl elinde kocaman bir koli ile gelmez mi?
Sevgili arkadaşlarım Ayşem, Berna, Esra, Hilal ve Işıl, 41 adet farklı hediyeyi inanılmaz güzel bir şekilde paket yaparak, bana doğumgünü sürprizi hazırlamışlar ve Işıl "İyi ki doğdun Ufuk" şarkısı eşliğinde hepsi adına doğumgünümü kutlamaya gelmiş...
Nasıl duygulandığımı, nasıl mutlu olduğumu bilmem anlatmama gerek var mı? 41 adet hediye paketini tek tek açarken yaşadığım heyecan ve mutluluğa ailemde ortak oldu. Sevgili arkadaşlarım ( bu arada yaşım da ortaya çıktı ama :)) )insanların ileri yaşlarda sıkı dostluklar ve arkadaşlıklar kuramayacağına dair ön yargım ve düşüncem sizleri tanımamla beraber yok oldu.İyi ki varsınız ve  İyi ki sizleri tanımışım.Hepinize çok ama çok teşekkür ediyorum.
gün 053
Hediyelerin üstünde yer alan ve bu çok anlamlı mesajı taşıyan kurabiye adamı sizlerle paylaşmak istedim. 41 adet hediyemin yer aldığı koli ise aşağıda:))
gün 049

PEK BİR MARİFETLİ!!!!!!!

Author: LUGAS // Category:


Sevgili arkadaşımız Hünerli Bayanlar, Müge'nin daveti ile  ilk defa hemde hafta sonu bir etkinliğe katıldım. Yoğun çalışanlar için hafta sonlarının kıymetini bilmeyen yoktur değilmi? Evet bende kıymetli bir pazar günümü Karaca'nın marifetli setinin tanıtımı amacı ile düzenlenen etkinliğe ayırdım ve hiçde pişman olmadım. Aksine oldukça eğlenceli ve farklı bir gün geçirdim. Bloglardan yorumlar yazarak tanıdığımız bazı arkadaşlarımızı yüz yüze tanıma fırsatı buldum.  Şef Serkan BOZKURT'un öncülüğünde KRC marifetli set ile; ortalama 25 dakika gibi kısa bir sürede, kış çorbası, cacık soslu makarna, tavuklu mantar dolması ve bahçıvan usulü kuzu pişirdik. Çorba, makarna ve mantarı 5 parçadan oluşan tencere seti ile pişirirken, bahçıvan usulü kuzuyu sete dahil şık düdüklü tencerede pişirdik.
4321691777_a77e4a2e3a4322438732_562616cb1d4322437088_c915f962b54321700887_7cc72b5423

Bu yemekleri pişirirken Marifetli Set'in dikkatimi çeken ve en beğendiğim özelliği şuydu. En altta sebze çorbası pişerken üstüne yerleştirdiğimiz apartın içindeki makarna, süzgeç özelliği dolayısı ile sebze çorbasının suyunda haşlandı. Yani makarna sebze suyu ile haşlanarak, sebzelerin tüm vitaminini ve lezzetini içine çekti. Bir diğer özellik ise,  mantarın sebze çorbasının buharında  gayet sağlıklı bir yöntemle pişmesiydi. Pişince boyutu küçülen mantar, buharda küçülmeden ve lokum gibi pişti. Bu üç yemek aynı tencere setinde piştiği halde birbirleri arasında koku ve tat yönünden herhangi bir karışma olmadı.Bunların yanında, zaman ve enerji yönünden tasarruf da işin cabası oldu.
KRC Marifetli Set ile bence en büyük kolaylığı çalışan bayanlara yapmış. Benim gibi zamanla yarışıyorsanız bu setten hemen edinin derim.
4321707145_bace1a2196 Setin bir özelliği de aynı zamanda fritöz gibi kullanılabilmesi. Şefimizin hazırladığı börekler, o kladar kısa sürede kızardı ki, hepimiz şaşırdık.
4324531339_e7020de6c14321713623_7c99f24ab3
Eğlenceli günün sonunda, Şefimiz tarafından sertifikalarımız dağıtıldı.Katılan arkadaşlarımızla anı fotoğrafları çektirdik. Veeeee
4321715031_d188e59888Sevgili Müge tarafından yapılan lezzeti hala damağımda olan pastayı yedik. Her ne kadar kendini pasta konusunda acemi olarak tanımlasada Müge'nin pasta konusunda da bir profesyonel olduğunu hepimiz test edip onayladık:))
4324341529_4b21db8e5dGördüğünüz gibi bir yandan sohbet ederken bir yandan da tabakları silip süpürdük.
Bu güzel etkinliği tertiplediği için Sevgili Müge'ye, böyle fonksiyonel ve faydalı bir set ürettiği için KARACA'ya, güleryüzleriyle, sohbetleriyle güzel saatler geçirmemizi sağlayan tüm blog arkadaşlarıma çok çok teşekkür ediyorum.

BEYAZ MELEK

Author: LUGAS // Category:
“Sevgi, insanoğlunun asla yarına ertelenmeyecek en büyük ve en görkemli eylemidir.”

KISA KISA .......

Author: LUGAS // Category:
DOSTLUK ÜZERİNE


Sevgili Petunyalarım-Münster bana dostluk bildirimi göndermiş. Genellikle mimleri yayınlamaya fırsatım olmuyor. Ancak Dostluk gibi şimdilerde pek az insanın sahip olduğu güzel bir duyguya ilişkin bildirimi yayınlamadan geçemezdim. Bende, kural gereği bu bildirimi benim dost hissettiğim ve onlarında beni dost hissettiği tüm arkadaşlarıma gönderiyorum. Münster'e çok teşekkür ederek, çok sevdiğim bir yazar olan Can DÜNDAR'ın aşağıdaki yazısını dostluklara önem veren herkese gönderiyorum.

Terentius, "Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim" demiş, yitirdiği bir dostunun ardından.
Nasıl bir insandan bahseder Terentius?
Karşısında zavallı gibi görünmekten korkmadığımız, bizi değiştirmeye değil zenginleştirmeye çalışan, yargılayan değil, kendimizi sorgulamamıza yardımcı olan biri midir yitirilen? Sabahın 3'ünde çaldığımız kapısını açtığında, tek kelime etmeden kollarına atılıp ağlayabileceğimiz bir insan mıdır? Terentius'un acısını bu şekilde dillendiren?
Nedenlerini merak etse de, göz yaşlarımızın dinmesini bekleyecek kadar anlayışlı, titrek sesimiz ve telaşlı cümlelerimizi sükunetle dinleyecek kadar sabırlı, acımızın bir kısmını kendine yük edinecek kadar cömert ve yürekli insanlar mıdır dost diye seçtiklerimiz?
Sadece sohbeti değil, sessizliği de sıkıcı olmayan; yalnızlığımızı unutmak için varlığı, eksikliğini hissetmemiz için yokluğu kafi gelen insanlara mı dostum deriz?
Başımıza gelen güzel bir şeyin coşkusu yüreğimize sığmadığında, saate aldırmayıp telefona sarıldığımız ve karşımızdaki uykulu sese "Kulaklarına inanamayacaksın!" diye bağırdığımızda, "Sabahı bekleyemez miydin?" demeyen biri midir gerçek bir dost?
Güzel bir film izlediğimizde, keşke O da olsaydı dediğimiz, okuduğumuz bir kitaptan bahsedebildigimiz ve en mahrem sırlarımızı anlattıktan sonra rahatça uykuya dalabildiğimiz bir sırdaş mıdır yoksa?
Konuşurken gözlerimizi kaçırmadığımız, kendimizi saklamadığımız ve yüzümüze en acı gerçekleri haykırırken bile darılmadığımız yalnızlığımız mıdır dost dediğimiz insanlar?
Ne bileyim, aynı fikirde olmasak da uzlaşabildiğimiz, köprüleri atmadan da tartışabildiğimiz, her savaştan birlikte ve biraz daha güçlenmiş bağlarla çıktığımız insanlar mıdır dost payesi verdiklerimiz?
Tanıdığımızı sanırken, daha keşfedilmeyi bekleyen nice el değmemiş duygular ve düşünceler taşıdığını gördüğümüz; sürekli bizi saşırtan kendimiz midir onlarda sevdiğimiz?
Aristo haklı mıdır; "Dostluk bir ruhun iki ayrı bedende yaşamasıdır" derken ve Terentius, başka bir bedende toprağa verdiği ruhunun yasını mı tutmaktadır?
Paylaştığı her şeye ölüm de mi dahildir?
Acaba, neyi kaybedeceğini, dostu ölmeden önce fark etmiş midir?
Ya biz; her şeyi paylaşmanın, iddialı ve gerçek dışı geldiği günümüzde, sahip miyiz gerçek bir dosta?
Ya da adımızın önüne dost sıfatı koyan insanlar var mıdır hayatımızda?
Yoksa kendimizi sevmeyi başaramadığımızdan, şaşırıyor muyuz bizi sevdiğini söyleyen birinin varlığına, inanamıyor muyuz yanımızda kalmasına ve uzaklaştırıyor muyuz içten içe bizi sevmesini istediğimiz insanı kendimizden?
Ve bir gün, bir el daha kayıp gittiğinde avuçlarımızdan, kendi mezarımızın başında ağlayacağımızı biliyor muyuz?
İş işten geçmeden önce teşekkür edebiliyor muyuz sevdiğimize, hiç değilse bizi sevdiği için...
Can DÜNDAR


VE YILBAŞI KURABİYE YARIŞMASI
2010 kurabiye evi nazın doğumgünü 113
  Bu sene Pastamalzemeleri.com 'un her yıl düzenlediği yılbaşı konseptli pasta ve kurabiye yarışmasına kurabiye dalında katıldığımı ve sizlerden gelen oylarla 3. olduğumu haber vermek istiyorum. Herhangi bir yarışmaya katılmak pek adetim değildir ama arkadaşlarım hazır kurabiye ev yapmışsın katıl deyince onları kıramadım. Yarışmada 3. olmam sebebi ile dün Pastamalzemeleri.com'dan yukarıda gördüğünüz hediyeler bir kutu içinde geldi. Bende sizlerle bunu paylaşmak istedim. Kurabiye evime yarışmada oy veren herkese ve Pastamalzemeleri.com'a çok teşekkür ederim.

KİTAP OYUNU

Author: LUGAS // Category:
kitaplarımız 006
İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.
(Descartes)
Milletleri ilerleten ve yükselten, zengin kitaplıklardır. (H.Flecher)
Okumayı ilk öğrendiğim andan itibaren, elime ne geçerse ayırt etmeden okuyan biriyim. Sanıyorum bu özelliğimden dolayı "Allah" tarafından ödüllendirildim ve "okumayı çok mu seviyorsun, al sana doya doya oku" der gibi, Hukuk Fakültesini kazandım. ( Herhalde okumayı bu kadar çok gerektiren başka bir fakülte yoktur )
Yani çok sevgili arkadaşlarım okumayı söktüğüm günden beri okuyorum, okuyorum, okuyorum. kitaplarımız 004 Bu resimdekileri okuyalı uzun zaman oldu.
Neyse, ben halimden şikayetçi değilim ve okumayı çok seviyorum.
Bu gün, Sevgili Pelin beni kitaplar ile ilgili sobelemiş. Teşekkürler Pelin.Tesadüf bu ya, bu akşam oğlumla kitaplıkları düzenleyecektik. Yani bu sobe tam gününde gerçekleşti. Evde o kadar çok kitap var ki, mevcut kitaplığımız çok yetersiz. Bende yeni bir kitaplık yaptırıncaya kadar, benim kitaplığıma sığmayanları, oğlumun kitaplığına kiracı olarak taşıyorum şimdi.Yani bu akşam kitaplarla uğraşıyorum. Bu sebeple sobeyi bekletmeden hemen cevapladım.Resimlerdeki kitaplar sadece oğlumun kitaplığına taşımak zorunda kaldıklarım. Bunların içinde "İhanet Çemberi" isimli kitabın son sayfalarındayım yani bitirmek üzereyim. Bundan sonra ne okuyacağımı bilmiyorum. Artık ona kitapçılarda karar vereceğim.
kitaplarımız 005
Aşağıdaki kitaplar ise; büyük oğlum Uğur'a son bir yıl içinde okuttuğum kitaplar. malum bu sene OKS'ye gireceği için ağırlık derslerde. Belki İlk geçlik döneminde çocukları olan arkadaşlarıma fikir verir diye onlarıda resimledim. Bende Sevgili Ayşe'yi, Hülya'yı ve Nihan'ı sobeliyorum.
( Sobelediğim arkadaşlarım, işleriniz varsa, yoğunsanız lütfen kendinizi zorlamayın. Boş kaldığınız zamanlarda katılabilirisiniz yada istemiyorsanız hiç katılmayabilirsiniz.)
kitaplarımız 009

KISA KISA .......

Author: LUGAS // Category:
DOSTLUK ÜZERİNE


Sevgili Petunyalarım-Münster bana dostluk bildirimi göndermiş. Genellikle mimleri yayınlamaya fırsatım olmuyor. Ancak Dostluk gibi şimdilerde pek az insanın sahip olduğu güzel bir duyguya ilişkin bildirimi yayınlamadan geçemezdim. Bende, kural gereği bu bildirimi benim dost hissettiğim ve onlarında beni dost hissettiği tüm arkadaşlarıma gönderiyorum. Münster'e çok teşekkür ederek, çok sevdiğim bir yazar olan Can DÜNDAR'ın aşağıdaki yazısını dostluklara önem veren herkese gönderiyorum.

Terentius, "Onunla her şeyi paylaşmak zevkinden mahrum kalınca, hiçbir zevki tatmamaya karar verdim" demiş, yitirdiği bir dostunun ardından.
Nasıl bir insandan bahseder Terentius?
Karşısında zavallı gibi görünmekten korkmadığımız, bizi değiştirmeye değil zenginleştirmeye çalışan, yargılayan değil, kendimizi sorgulamamıza yardımcı olan biri midir yitirilen? Sabahın 3'ünde çaldığımız kapısını açtığında, tek kelime etmeden kollarına atılıp ağlayabileceğimiz bir insan mıdır? Terentius'un acısını bu şekilde dillendiren?
Nedenlerini merak etse de, göz yaşlarımızın dinmesini bekleyecek kadar anlayışlı, titrek sesimiz ve telaşlı cümlelerimizi sükunetle dinleyecek kadar sabırlı, acımızın bir kısmını kendine yük edinecek kadar cömert ve yürekli insanlar mıdır dost diye seçtiklerimiz?
Sadece sohbeti değil, sessizliği de sıkıcı olmayan; yalnızlığımızı unutmak için varlığı, eksikliğini hissetmemiz için yokluğu kafi gelen insanlara mı dostum deriz?
Başımıza gelen güzel bir şeyin coşkusu yüreğimize sığmadığında, saate aldırmayıp telefona sarıldığımız ve karşımızdaki uykulu sese "Kulaklarına inanamayacaksın!" diye bağırdığımızda, "Sabahı bekleyemez miydin?" demeyen biri midir gerçek bir dost?
Güzel bir film izlediğimizde, keşke O da olsaydı dediğimiz, okuduğumuz bir kitaptan bahsedebildigimiz ve en mahrem sırlarımızı anlattıktan sonra rahatça uykuya dalabildiğimiz bir sırdaş mıdır yoksa?
Konuşurken gözlerimizi kaçırmadığımız, kendimizi saklamadığımız ve yüzümüze en acı gerçekleri haykırırken bile darılmadığımız yalnızlığımız mıdır dost dediğimiz insanlar?
Ne bileyim, aynı fikirde olmasak da uzlaşabildiğimiz, köprüleri atmadan da tartışabildiğimiz, her savaştan birlikte ve biraz daha güçlenmiş bağlarla çıktığımız insanlar mıdır dost payesi verdiklerimiz?
Tanıdığımızı sanırken, daha keşfedilmeyi bekleyen nice el değmemiş duygular ve düşünceler taşıdığını gördüğümüz; sürekli bizi saşırtan kendimiz midir onlarda sevdiğimiz?
Aristo haklı mıdır; "Dostluk bir ruhun iki ayrı bedende yaşamasıdır" derken ve Terentius, başka bir bedende toprağa verdiği ruhunun yasını mı tutmaktadır?
Paylaştığı her şeye ölüm de mi dahildir?
Acaba, neyi kaybedeceğini, dostu ölmeden önce fark etmiş midir?
Ya biz; her şeyi paylaşmanın, iddialı ve gerçek dışı geldiği günümüzde, sahip miyiz gerçek bir dosta?
Ya da adımızın önüne dost sıfatı koyan insanlar var mıdır hayatımızda?
Yoksa kendimizi sevmeyi başaramadığımızdan, şaşırıyor muyuz bizi sevdiğini söyleyen birinin varlığına, inanamıyor muyuz yanımızda kalmasına ve uzaklaştırıyor muyuz içten içe bizi sevmesini istediğimiz insanı kendimizden?
Ve bir gün, bir el daha kayıp gittiğinde avuçlarımızdan, kendi mezarımızın başında ağlayacağımızı biliyor muyuz?
İş işten geçmeden önce teşekkür edebiliyor muyuz sevdiğimize, hiç değilse bizi sevdiği için...
Can DÜNDAR


VE YILBAŞI KURABİYE YARIŞMASI
2010 kurabiye evi nazın doğumgünü 113
  Bu sene Pastamalzemeleri.com 'un her yıl düzenlediği yılbaşı konseptli pasta ve kurabiye yarışmasına kurabiye dalında katıldığımı ve sizlerden gelen oylarla 3. olduğumu haber vermek istiyorum. Herhangi bir yarışmaya katılmak pek adetim değildir ama arkadaşlarım hazır kurabiye ev yapmışsın katıl deyince onları kıramadım. Yarışmada 3. olmam sebebi ile dün Pastamalzemeleri.com'dan yukarıda gördüğünüz hediyeler bir kutu içinde geldi. Bende sizlerle bunu paylaşmak istedim. Kurabiye evime yarışmada oy veren herkese ve Pastamalzemeleri.com'a çok teşekkür ederim.

DOĞUMGÜNÜM

Author: LUGAS // Category:
doğumgünüm 007
Bu sene doğumgünüm üç kez kutlandı. Eveet tam üç kez. Eşimin ailesi bu gün İstanbul dışında olacağından dün akşam yani bir gün önce benim için minik bir kutlama yaptılar. Bu gün öğlen ofisteki arkadaşlarım, akşam ise kardeşlerim ve yeğenlerim sürpriz bir kutlama yaptılar benim için. Yeğenim Sinem, ikizlerine rağmen, bir fırsat yaratıp benim için tiramisu yapmış, eniştem ise koca bir kutu en sevdiğim speciyal kurabiyelerden getirmişti. Çok duygulandım ve tabiiki mutlu oldum. Hepinize çok teşekkür ediyorum ve hepinizi çok seviyorum:)

MUTLU BAYRAMLAR-Koyun Kurabiyeler

Author: LUGAS // Category: ,
kuzu kurabiye
Bayram ziyaretleri için hoş birer hediye olacağını düşündüğüm kuzu kurabiyeleri sizlerle de paylaşmak istedim. Bu kurabiyelerin fikrini önce BURADA ve Sevgili ELMA ŞEKERİ'nde BURADA görmüştüm. Fikir çok hoşuma gitmişti.Ben kurabiye hamurunu kakaolu kurabiye hamurundan yaptım. Sadesinide yapabilirsiniz. Çöp şişlere saplayıp pişirdikten sonra erimiş beyaz çikolata sürüp, üstünede hindistan cevizi serpip kuruttum. Yeşil tüllerle beraber duvara asılmak üzere hazırlanmış saksıya yerleştirdim.
Önümüzdeki iki gün evimde bayram hazırlığı yapıyor olacağımdan şimdiden tüm ziyaretçilerimin Kurban Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.
>kuzu kurabiye

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Author: LUGAS // Category:
kurban bayramı 004
Tüm ziyaretçilerimin kurban bayramını kutluyorum. Bu bayram ikram etmek için arife akşamından yani bu akşamdan kurabiye ve Erzincan Lokumu hazırladım. Tatlı olarak ise muhallebili kadayıf deneyeceğim ama yarın. Çünkü deneyen arkadaşlardan öğrendiğime göre yeneceği gün yapılmalıymış, kadayıflar yumuşamasın diye.
Kurabiyeleri daha önce ki kurban bayramında yapmış ve ikram etmiştim. Onlar kakaolu hamur üstüne erimiş çikolata ve hindistan cevizi ile hazırlanmıştı. Bu kurabiyeler ise sade kurabiye hamuru, üstünde ince bir kat bal ve hindistan cevizi ile hazrlandı. Daha önce yaptığıma buradan ulaşabilirsiniz. Erzincan Lokumu'nun tarifi ise burada. Denemek isteyenlere kolay gelsin ve afiyet olsun.
kurban bayramı 016kurban bayramı 021

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

Author: LUGAS // Category:
kurban bayramı 004
Tüm ziyaretçilerimin kurban bayramını kutluyorum. Bu bayram ikram etmek için arife akşamından yani bu akşamdan kurabiye ve Erzincan Lokumu hazırladım. Tatlı olarak ise muhallebili kadayıf deneyeceğim ama yarın. Çünkü deneyen arkadaşlardan öğrendiğime göre yeneceği gün yapılmalıymış, kadayıflar yumuşamasın diye.
Kurabiyeleri daha önce ki kurban bayramında yapmış ve ikram etmiştim. Onlar kakaolu hamur üstüne erimiş çikolata ve hindistan cevizi ile hazırlanmıştı. Bu kurabiyeler ise sade kurabiye hamuru, üstünde ince bir kat bal ve hindistan cevizi ile hazrlandı. Daha önce yaptığıma buradan ulaşabilirsiniz. Erzincan Lokumu'nun tarifi ise burada. Denemek isteyenlere kolay gelsin ve afiyet olsun.
kurban bayramı 016kurban bayramı 021

TAVUKLU MUSKA BÖREĞİ VE DOLABIMDA NE VAR?

Author: LUGAS // Category: ,
tavuklu muska böreği 015
Çok pratik ve bir o kadar da güzel bir börek. Bizim evde ne zaman yapılsa anında bitiyor.Hepimiz çok seviyoruz ama çocuklar daha fazla seviyor.Ölçüleri yine kendiniz belirleyebilirsiniz.Ben oldukça az öçlü vereceğim, artırıp azaltabilirsiniz.
Malzemeler;
*2 yufka,
*1 adet haşlanmış tavuk göğsü,
*1 adet domates
*1 adet sivri biber
*1/2 çay bardağı kadar sıvı yağ
*1/2 çay bardağı kadar yoğurt
*tuz, karabiber
*Üstüne sürmek için bir adet yumurta sarısı.
Hazırlanışı;
1.Önce haşlanmış tavuğu küp küp doğrayın. Küp doğranmış domates, doğranmış sivri biber, baharatlar ve bir yemek kaşığı sıvıyağ ile domates suyunu çekene kadar soteleyin.Ilınmaya bırakın.Sonra yoğurt ile sıvıyağı birbirine güzelce karıştırın.
2.Yufkalardan birini alın mutfak tezgahınıza yayın ve üstüne yağlı yoğurtlu karışımdan her yere eşit şekilde sürün.
3.Yufkayı yağlı kesim içe gelecek şekilde yarım ay şeklinde ikiye katlayın.
4.Katlama yerinden serbest uca doğru, yufkadan 3 parmak genişliğinde şeritler kesin.
5.Şeritlerin bir ucuna bir yemek kaşığı kadar tavuklu içten koyup, yufkayı muska şeklinde sarın.
6.Sardığınız yufkaları yağlı kağıt serili fırın tepsisine dizin üstlerine yumurta sarısı sürün. İster haşhaş tohumu, ister susam ister çörekotu serpip, önceden ısıtılmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.
NOT:Fırından çıkan böreklerin üstünü sıcakken temiz bir mutfak havlusu ile kapatın ki börekler yumuşak kalsın. Afiyet olsun.

BUZDOLABIMDA NELER VAR?
Sevgili LAMA MUTFAKTA beni buzdolabımdakileri saymam konusunda sobelemiş. Bende memnuniyetle cevaplıyorum.
Derin dondurucuda neler var?
*Yazdan dondurduğum bezelyeler, barbunyalar, domates püreleri.
*Haşlanmış nohut, haşlanmış yeşil mercimek ( Bakliyatları fazlaca haşladığım zamanlar bir kısmını buzdolabı poşetlerinde derin dondurucuya kouyorum. Böylece işten eve döndüğümde ve acil yemek yapmam gerektiğinde elimin altında hazır oluyorlar.)
*Fazla ekmek ve pideler (Bayatlayan ekmek ve pideleri küp şeklinde doğradıktan sonra bozdolabı poşetlerine koyup, ağızlarını sıkıca bağlayarak dondurucuya koyuyorum. (Gerektiğinde çorbalar için hafif yağda kızartıp kullanıyorum )
Buzlukta Neler Var?
*Birer yemeklik ölçülerde bölünüp, buzdolabı poşetlerine konmuş kıyma ve kuşbaşı et.(Parçalara böldüğünüzde pişireceğiniz kadar çözdürüyorsunuz, gerekmeyenleri çözdürmüyorsunuz)
*Bir paket milföy hamuru ( Çok acil durumlar için )
*Bir kaç pişirimlik, evde yapılmış Kayseri mantısı.
*Bir kaç topak, pişmemiş kurabiye hamuru ( Fazla gelen kurabiye hamurlarını streçleyip buzlukta donduruyorum. Gerektiğinde çözdürüp, şekillendirip pişiriyorum.)
*Keklerden veya pandispanyalardan artan parçalar. ( Rondodan geçirdikten sonra buzdolabı poşetlerinde saklıyorum. Truff yapımında kullanıyorum)
Dolapta neler var?
Olmazsa olmazlar;
*Yumurta, beyaz peynir, siyah zeytin ( muhakkak sele ), tereyağı, süt, yoğurt.( Bu grup genellikle dolabımda her zaman bulunur )
*Bu gün bunlara ek olarak taze kaşar peyniri ve tulum peyniri var.
*Çilek ve kayısı reçeli, böğürtlen marmeladı ve dut pekmezi ile tahin. ( Hepsi minik kavanozlarda )
*2 paket labne peynir ( Bir müddettir çikolatalı cheesecake yapmak istiyorum. Onun için alındılar ama henüz kısmet olmadı.)
*Bir kavanoz mayonez, minik bir kavanoz hardal, küçük bir kutu ton balığı konservesi.
*Bir kavanoz domates salçası ve bu gün akşam yemeğinden artan minik bir tencere şehriyeli tavuk çorbası.
*Yine akşam yemeğinden artan ve minik bir tavaya aldığım sade bulgur pilavı.
*Biraz biber ve salatalık turşusu.
*UNO ligt ekmek ( Benim için ), UNO tost ekmeği ( Çocuklar için )
Sebzelikte Neler Var?
*Pişmeyi bekleyen bir küçük karnabahar,domates, sivri biber, yeşil soğan, kavırcık salata, kırmızı turp, bolca limon,havuç ve pişmeyi bekleyen pırasa.
İşte benim dolabımda yer alanlar bunlar, birde her daim bulundurduğum irmik, puding, kabartma tozları, vanilya vb. gibi hazır toz ürünler var.Ayrıca meyveleri balkonda sebzelikte saklıyorum.
Bende Mutfağımdan Lezzetler-Oya'yı ve Diyalog Yemekleri-Süheyla'yı sobeliyorum. Tabiiki kabul ederlerse.

YENİ YIL SALATALARI VE MİM

Author: LUGAS // Category: ,
yeni yıl salataları 010
Yılbaşı akşamı için hazırladığım salataların yayını geç kaldı, artık yılbaşı için fikir veremez ama belki başka bir özel günde fikir olabilir. Yukarıdaki fotoğraf basit bir patates salatası, sadece süsleyerek farklı bir şekil vermeye çalıştım. Salataların tariflerinde ölçü vermeyeceğim çünkü neyi ne kadar seviyorsanız o kadar kullanabilir veya bazı malzemeleri sevmiyorsanız kullanmayabilirsiniz.
Patates Salatası;
*Haşlanmış patates (yarısı tavla zarı büyüklüğünde doğranacak, yarısı rendelenecek)
*Kornişon turşu (Tavla zarı büyüklüğünde doğranacak)
*yeşil soğan ve maydanoz (ince ince doğranacak)
*Kırmızı biber turşusu ( küçük küçük doğranacak)
*Mısır,
*Tuz, karabiber, pulbiber, limon suyu.
*Mayonez
Tüm mazlemeyi güzelce karıştırın ve dilediğiniz bir kalıbı streç folyo ile kapladıktan sonra içine bastırarak yerleştirin.Yarım saat kadar bekledikten sonra servis tabağına ters çevirin ve üstünü mayonez ile kaplayın. Ben yeşil ve siyah zeytin ile süsledim. Siz ne ile istiyorsanız o şekilde süsleyebilirsiniz.
yeni yıl salataları 012
Çerkez tavuğu;
Bu çerkez tavuğunu Sevgili arkadaşım Nüket hazırlamıştı. Tarifi benim daha önceden yayınladığım tarif ile aynı. tarifini buraya tıklayarak okuyabilirisiniz. Tarif aynı olmakla beraber Sevgili Nüket patatesten hazırldığı civcivleri, salatanın kenarına dizmiş, ortaya dereoyu yaprakları yerleştirmiş ve dereotlarının üstüne ise haşlanmış bıldırcın yumurtası koymuştu. Bu harika salatayı biz seyretmeye doyamadık, sizler ne düşünüyorsunuz?yeni yıl salataları 003
AKDENİZ YEŞİLLİKLERİ
Bu salatanın benzerlerini sık sık yapıyorum. Genellikle çok beğenilip hemen tüketiliyor. Sağlıklı olması da ayrı bir husus. Bu tarifte yine ölçü yok. Ölçüler size kalmış.
*Akdeniz yeşillikleri, ( ben doğramayıp, elimle koparıyorum daha güzel duruyor)
*Yeşil soğan, maydanoz, dereotu ( ince ince kıyılacak )
*Kiraz domates,
*Haşlanmış tavuk göğsü,( iri iri parçalanmış olacak )
*Mantar konservesi( doğranacak)
*2 yemek kaşığı mayonez,Zeytinyağı, tuz ve limon suyu.( Sos olarak hepsi karıştırılacak)
Tüm malzemeyi karıştırıp, salata tabağına yerleştirin. Sos malzemesini bolca üstüne dökerek servis yapın.
Sevgili Serpil-Cafe Gusto beni hakkımdaki 7 gerçeği yazmam için mimlemiş.
Yani kendimle ilgili gerçeklerle yüzleşmem gerekiyormuş, iyisiyle kötüsüyle:)
1.Her ne kadar sakin ve yumuşak görünsemde galiba biraz da asabiyim. Haksızlıklar karşısında kendimi çok zor frenliyorum.
2. Maalesef yemeklere ve özellikle hamur işleri ile tatlılara zaafım var.Bu durum son zamanlarımda kendini kilolarımla iyice ortaya çıkardı.
3.Rüyalara çok önem verip, her rüyanın bir gerçeğe dayandığını düşünürüm. Bu sebeple rüyalarımdan da biraz korkarım ve genellikle kimselere anlatmam.
4. Herkes gibi benimde korkularım var. Özellikle doğal afetler bende neredeyse fobi derecesinde korku yapıyor.
5.Mücedeleciyim ve ne olursa olsun, sonuna kadar mücadele eder, iyi veya kötü muhakkak sonuçlandırırım yoksa, uykularım kaçar.
6.Sanat yüklü herşeye bayılırım. Sanatın ucundan köşesinden hep yakalamak idealimdir.
7.Veee galiba birazda hırslıyım. Ama sanıyorum bu hırsım sadece işim ile ilgili. Yoksa, benmi öyle sanıyorum.?Bu gerçekle iyice yüzleşmem ve muhsebe etmek gerekli galiba:)
Sevgili Serpil'ciğime beni daveti için çok teşekkür ediyorum, sevgilerimle....

BEBEK KURABİYELERİ-HOŞGELDİN ÖYKÜ NİSA

Author: LUGAS // Category: ,
öykü bebek 003
Bu yıl başından beri, üstüme yapışıp kalan koşuşturmalarımın en güzellerinden biri, aşağıda annesi Esra ( Daha önce Esra'dan BURADA bahsetmiştim ) ile birlikte fotoğrafladığım minik Öykü Nisa Hanım oldu. O henüz 20 günlük. Öykü Nisa kim mi? Ağabeyimin torunu.:) yani "Büyük Hala" oldum. ( Kafa kağıdı çok eskidi çoook:))
Öykü Nisa, hoşgeldin aramıza, Allah sağlıklı, hayırlı, upuzun bir ömür versin sana.
Öykü Nisa'nın mevlüt töreni için yukarıda gördüğünüz melekli bebek ayağı şeklinde, tarçınlı zencefilli kurabiyelerden hazırladım. Kurabiyenin tarifini BURADAN okuyabilirsiniz.
öykü bebek 018
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...